SIKÇA SORULAN SORULAR

Çocuğunuzla ilgili böyle bir durumu ilk defa öğrendiğinizde, muhtemelen aklınızda pek çok soru oluştu ve değişik duygu durumları içerisine girdiniz. Çocuğunuzla ilgili bu yeni bilgiyi kafanızda oturtmanız ve hazmedebilmeniz için belli bir süre gerekecektir. Aileler böyle bir bilgiyi öğrendiklerinde genelde çok yalnız kaldıklarını hisseder, kafalarındaki soruları kimseyle paylaşamamaktan dolayı içine kapanır ve sorunlarını büyütürler. Bu konuda asla yalnız olmadığınızı bilmeniz gerekir. İstatistikler dört aileden birinde en yakın akrabalarından birinin LGBTİ+ olduğunu gösteriyor. Unutmamanız gereken çocuğunuza duyduğunuz sevgiyi ve onunla ilişkinizi korumak, hatta güçlendirmek için onu anlamak ve sonunda kabul etmek için çaba göstermenizdir.

Hiçbir şeyi yanlış yapmış değilsiniz. Çocuklarınızın farklı cinsel kimliklerinin olmasının ailelerinin yetiştirme tarzıyla alakalı olduğu düşüncesi gerçek dışıdır. Cinsel kimliğimiz, aynı göz rengimiz veya saç rengimiz gibi doğuştan gelen bir özelliğimizdir. Bu nedenle siz dâhil hiç kimse çocuğunuzun LGBTİ+ birey olmasına sebep olmadı. Daha da önemlisi, çocuğunuzun toplumun çoğunluğundan farklı bir cinsel kimliğinin olmasının hiçbir yanlış tarafı yok. Sadece aramızdan bazıları böyle.

Çocuğunuzun bu durumunu öğrendiğinizde bunun sadece geçici bir dönem olduğunu düşünmeniz çok doğaldır. Öte yandan, toplumumuzda LGBTİ+ olarak yaşamanın zorluklarını göz önüne aldığımızda, heteroseksüel birinin eşcinsel bir yaşamı tercih etmesi olasılığı çok düşüktür. Muhtemelen çocuğunuz size bu durumunu açıklamadan çok önce defalarca kendi duygularını test etti.

Bazı aileler çocuklarının LGBTİ+ olduğunu asla öğrenmemiş olmayı dilerler, böyle hissederler. Fakat unutmayın ki çocuğunuz size açılmadan önce genellikle çok uzun ve zor bir kendine açılma dönemi yaşadı. Size söylemesinin nedeni size olan sevgisi ve dürüst olmayı, sizinle ilişkilerini hayatının önemli bir parçasını gizlemeden sürdürmek istemesidir. Çocuğunuzun açılması aynı zamanda sizden bir destek ihtiyacı olduğunun işareti de olabilir. Yapılan bir araştırmaya göre, LGBTİ+ gençlerin %80’ine yakını sosyal ve duygusal anlamda ciddi bir izolasyon hissi yaşamaktadır ve bu durumun psikolojik olarak ciddi bir yıpratıcı etkisi bulunmaktadır.

Cinsel kimliğin oluşmasının nedenleri kesin olarak bilinmese de tıp dünyasındaki genel kabul, bunun farklı biyolojik ve çevresel faktörlerin karmaşık bir etkileşimi sonucu oluştuğudur. Amerikan Psikiyatri Derneği “Eşcinsellik bir hastalık değildir. Bir tedavi gerektirmez ve değiştirilebilir değildir.” açıklamasında bulunmuştur.

Ailelerin çocuklarının bu durumunu öğrenir öğrenmez ilk iş olarak bir psikolog veya psikiyatra götürmelerinin nedeni genelde bu durumu “düzeltmek” istemeleridir. Bunun değiştirilemez olduğunu öğrenmek aileler için çoğu kez üzücüdür.  Öte yandan ruh sağlığı uzmanları gerek çocuğun gerekse ailenin diğer üyelerinin üzüntü ve endişelerini gidermeye, kabullenme sürecini sağlıklı bir şekilde yaşamalarına ve toplumda daha rahat bir şekilde var olmalarına yardım edebilirler.

LGBTİ+ olmak anormal değildir. Bu durum da en az heteroseksüel olmak kadar doğaldır. Neden bazı insanların LGBTİ+ olduğunu bilmiyoruz, fakat heteroseksüelliğin nedenini de bilmiyoruz. LGBTİ+ bireyler tarihin her döneminde, her toplumda olmuşlardır ve olmaya devam edeceklerdir. Bu kişilerin cinsel kimlikleri bir davranış veya bir seçim değil, kendi doğalarıdır. Bunlar sapkınlık, hastalık, ruh sağlığı bozukluğu veya duygusal sorun da değildir. LGBTİ+ bireylerden olduklarından farklı davranmalarını beklemek, onlara olmadıkları şekilde yaşamalarını dayatmak demektir.

Çocuğunuzun her zaman onu düşündüğünüz şekilde birisi olmadığının farkına varmak zor olabilir. Öte yandan pek çok LGBTİ+ bireyin de kendi hislerini anlamlandırmaları ve kabullenmeleri de uzun zaman almaktadır. Pek çoğu büyürken her zaman farklı olduklarını hissettiklerini, fakat buna neyin sebep olduğunu anlamakta zorlandıklarını söylemişlerdir. Toplumumuzda pek çok farklı yönden gelen LGBTİ+ olmanın yanlış olduğu mesajları da LGBTİ+ bireylerin çoğunun kendinden nefret etmelerine, kendine güvensizlik geliştirmelerine ve duygularını bastırmalarına neden olmaktadır; bu da çocuğunuzun kendine açılma/kabullenme sürecini geciktirir. Çocuğunuzun size açılması, sizinle daha açık, dürüst ve sağlıklı bir ilişki kurmak istemesindendir.

Maalesef sayılan bu tür durumlar toplumumuzda yaşanmayan şeyler değil. Öte yandan özellikle büyük şehirlerde artan oranlarda toplumsal kabul yaşanıyor ve buna bağlı olarak LGBTİ+ bireylerin açık kimlikleriyle daha rahat ve güvenli yaşadıkları alanlar genişliyor. Ayrımcılığı, homofobiyi ve transfobiyi yenmenin tek çaresi, daha fazla insanın bu konular hakkında konuşması, toplumdaki bireyleri bilgilendirmesidir. Aslında LGBTİ+ bireylerin yaşadıkları en yıkıcı ayrımcılık bizzat kendi aileleri içerisinden gelendir. Çocuğunuza yardım etmek istiyorsanız en başta kendinizin ve ailedeki diğer bireylerinin çocuğunuza uygulayabileceği ayrımcılığı engellemeniz gerekir.

Bir süre söylemeyebilirsiniz. Çocuklar ailelerine açıldıktan sonra ailelerin de kendilerine açılma süreçleri başlar ve bu oldukça kişisel bir süreçtir. Pek çoğumuz başkalarına söylemeden önce bu bilgiyi hazmetmek ve hayatımızla bütünleştirmek için zamana ihtiyaç duyarız. Öte yandan gerçekten güvenebileceğimiz, bizi anlayabileceğini düşündüğümüz kişilere durumu açmamız, kabullenme ve anlama süreçlerimizde bize destek olur ve süreçleri hızlandırır. Bu noktada, Ankara Gökkuşağı Aileleri Derneğinin toplantılarına katılıp benzer süreçleri geçirmiş başka aile üyeleriyle yaşadıklarımızı ve duygularımızı paylaşmamız çok önemlidir. Kendi hikâyelerimizi olumlu şekilde paylaşabildiğimizde başkalarının da bizi anlaması ve destek vermesi kolaylaşmaktadır.

Aslında heteroseksüeller günlük yaşamda cinselliklerini sürekli olarak herkese açık şekilde duyuruyorlar, fakat bu kanıksanmış bir şey olduğundan fark edilmiyor. Karşı cinsi etkilemek için giyilen kıyafetler, yapılan makyaj, sevgililer veya eşler hakkında yapılan günlük konuşmalar, sevdiğimiz kişinin fotoğraflarını görünür yerlerde paylaşmak vd. aslında hep cinsel kimliğimizin dışavurumlarıdır. Fakat LGBTİ+ bireyler benzer şeyleri yaptıklarında insanlar bunu “cinselliklerini göze sokma” olarak görme ve sinirlenme eğilimindedir. Bu düşünce tarzı LGBTİ+ bireylerin değil, böyle düşünen kişilerin problemidir. Bunun yanında, cinsel kimliklerimiz sadece cinsellikle ve yatak odasıyla sınırlı kalan şeyler değildir. Çocuklarınız düşüncelerini, duygularını, yaşadıklarını, ilişkilerini, mutluluklarını, kalp kırıklıklarını sizinle paylaşmak isterler. Çocuğunuzun hayatının bu alanını sizinle paylaşmamasını istemek ilişkinizi ciddi şekilde zedeleyecek, çocuğunuzla iletişiminizin zaman içerisinde muhtemelen kopmasına varabilecek sorunlara yol açacaktır. Bu nedenle onunla hayatın önemli bir parçası olan romantik ilişkiler konusunda sağlıklı bir iletişimde olmak için çaba göstermenizi, gerekirse yardım almanızı tavsiye ederiz.

AIDS bir LGBTİ+ hastalığı değildir. Cinsel ilişki dışında kan nakli veya sterilize edilmemiş enjektörler ile de bulaşabilen bir hastalıktır. AIDS hastalarının büyük çoğunluğu heteroseksüeldir.

Bu yazıyı okuyor olmanız zaten çocuğunuzu desteklemeye çalışan düşünceli bir ebeveyn olduğunuzun güzel bir göstergesidir. Çocuğunuza destek olmanın en iyi yolu, başka diğer pek çok sorun için de geçerli olduğu şekilde; çocuğunuzla bu konuları konuşmaya, onu dinlemeye ve öğrenmeye istekli olmanızdır. Eğer konuşmak zor geliyorsa bu korkularınızı aşmak için güvendiğiniz kişilerden, ruh sağlığı uzmanlarından veya Ankara Gökkuşağı Aileleri Derneğinden destek alabilirsiniz. Çocuğunuza destek olmanın en iyi yollarından biri kendinizi bu konularda elinizden geldiği kadar eğitmek, sonrasında da toplumdaki homofobinin, transfobinin ve ayrımcılığın azaltılması için çalışmak olacaktır. Sessiz kalmak sadece ön yargıların ve ayrımcılığın devam etmesine neden olur.